Döviz İşlemlerinde Kur Farkı Vergisini Yönetmek
Döviz hesabı tutan, yurt dışından gelir elde eden ya da yabancı para cinsinden yatırım yapan hemen herkes bir noktada aynı soruyla karşılaşır: kurdaki hareketten doğan kazanç vergilendirilir mi, vergilendirilirse nasıl hesaplanır? Cevap tek bir cümleye sığmıyor, çünkü döviz kur farkı vergi ilişkisi kişinin sıfatına (gerçek kişi mi, işletme mi), paranın hangi varlıkta durduğuna ve kazancın nasıl doğduğuna göre değişiyor.
Aşağıda önce "hangi durumda vergi doğar, hangi durumda doğmaz" ayrımını netleştiriyor, ardından hesaplamanın ve kayıt düzeninin pratik tarafına geçiyoruz. Amaç, yıl sonunda beyanname ekranına baktığınızda hangi tutarı nereden çıkardığınızı bilmeniz.
Kur Farkı Ne Zaman Vergiye Girer, Ne Zaman Girmez
Kur farkı kendi başına bir gelir türü değildir. Vergi kanunları açısından o farkın hangi kazancın içinde doğduğuna bakılır. Aynı 10.000 dolarlık artış, bir kişinin bankadaki tasarrufunda vergisiz kalabilirken, bir şirketin bilançosunda doğrudan matraha eklenebilir.
Kişisel Tasarrufta Tutulan Dövizin Durumu
Gerçek kişilerin kendi birikimini korumak amacıyla aldığı dövizin, kur yükseldiğinde bozdurulmasından doğan fark kural olarak beyana tabi bir kazanç oluşturmaz. Döviz, gelir vergisi uygulamasında menkul kıymet gibi ele alınmadığı için "değer artış kazancı" kapsamında sayılmaz.
Ancak bu muafiyetin sınırı vardır. İşlemler süreklilik, organizasyon ve kazanç elde etme amacı taşıyacak biçimde yoğunlaşırsa, yani kişi fiilen döviz alım satımını bir faaliyet haline getirirse, elde edilen fark ticari kazanç olarak değerlendirilebilir. Burada belirleyici olan işlem sayısı değil, faaliyetin bütünündeki görüntüdür. Bu mantık, kişisel eşya satışında vergi doğup doğmamasını belirleyen ölçütle aynıdır: bir kez elden çıkarmak ile düzenli ticaret yapmak farklı şeylerdir.
Döviz Cinsinden Mevduat ve Menkul Kıymetler
Döviz tevdiat hesaplarında işleyen faiz üzerinden banka stopaj yapar; bu stopaj çoğu durumda nihai vergi niteliğindedir ve anaparanın kur artışı ayrıca vergilenmez. Buna karşılık yabancı para cinsinden tahvil, eurobond veya yurt dışı borsalarda işlem gören hisse senedi gibi menkul kıymetlerde tablo değişir. Bu araçlarda kazanç Türk lirası üzerinden hesaplandığı için, alış ile satış arasındaki kur hareketi kaçınılmaz olarak kazancın içine girer.
- Alış bedeli, işlem tarihindeki kurla TL'ye çevrilir.
- Satış bedeli, satış tarihindeki kurla TL'ye çevrilir.
- Aradaki fark, varsa endeksleme ve istisna uygulamalarından sonra matrahı oluşturur.
Bazı menkul kıymetlerde, enflasyonun belirli bir eşiği aşması koşuluyla alış bedelinin üretici fiyat endeksindeki artış oranıyla artırılması mümkündür. Bu, kur ve enflasyon kaynaklı yapay kazancın bir kısmının matrah dışında kalmasını sağlar. Yurt dışı kaynaklı temettülerde ise ayrıca kesinti ve mahsup kuralları devreye girer; temettü gelirinden vergi kesintisinin işleyişi bu sitede ayrı bir yazının konusu.