Hisse Senedi Uzun Vadeli Elde Tutarsa Vergi İndirimi
Yatırımcıların çoğu portföyünü kurarken getiri beklentisine odaklanır; oysa aynı hisseyi altı ay mı yoksa on üç ay mı elinizde tuttuğunuz, cebinize kalan net tutarı doğrudan etkileyebilir. Türk vergi sisteminde menkul kıymetlerde elde tutma süresi, bazı durumlarda kazancın tamamen vergi dışı kalmasını sağlayan bir eşik işlevi görür. Bu nedenle uzun vadeli yatırım vergi indirimi dediğimiz avantaj, aslında bir indirim oranından çok, "süre şartını tutturduğunuzda kazanç hiç beyan edilmez" mantığına dayanır.
Aşağıda hisse senetleri ve borçlanma araçları için süre eşiklerinin nasıl çalıştığını, hangi durumlarda avantajın devreye girmediğini ve kayıtlarınızı nasıl tutmanız gerektiğini adım adım ele alıyoruz.
Hisse Senetlerinde Elde Tutma Süresinin Vergiye Etkisi
Hisse tarafında iki ayrı rejim var: borsada işlem gören paylar ile borsa dışında el değiştiren paylar. İkisi farklı kanun hükümlerine tabi olduğu için süre eşikleri de farklıdır. Bu ayrımı kavramadan yapılan planlama genellikle yanlış sonuç verir.
Borsada İşlem Gören Paylar ve Bir Yıl Eşiği
Borsa İstanbul'da işlem gören hisse senetlerinin alım satımı, kaynakta kesinti (stopaj) sistemi içinde yürür. Tam mükellef gerçek kişilerin bu işlemlerinde uygulanan kesinti oranı uzun süredir sıfır düzeyinde olduğu için, kısa vadeli alım satımda dahi pratikte bir vergi yükü doğmaz; kazanç ayrıca yıllık beyannameye de yazılmaz.
Süre eşiği burada asıl önemini bir yılı aşan elde tutma durumunda gösterir: bir yıldan fazla süreyle elinizde tuttuğunuz borsaya kote hisse senetlerinin satışından doğan kazanç, kesinti kapsamının tamamen dışında kalır. Yani oranlar ileride değişse bile, bir yıllık eşiği geçmiş pozisyonlarınız bu değişiklikten etkilenmez. Uzun vadeli yatırımcı için bu, mevzuat riskine karşı sessiz bir sigortadır.
Menkul kıymet yatırım ortaklığı payları gibi bazı özel kalemler bu genel ç